KYNOPIA
PROLOGOS
(KYNOTAIROS taşlı yollardan Agora’ya doğru yürümektedir. O sırada karşısına yakın ahbabı KYNOPHILOS çıkar. Sabahın erken saatleri değilse de henüz öğlen olmamıştır)
KYNOTAIROS
Ey Olymposlular, yüce tanrılar,
göklerde gürültülü gazlar çıkaran Zeus, şarap fıçısı Bakkhos,
hırsızların ve dalkavukların tanrısı Hermes,
gelin de görün halimizi…
5
Ne hale geldi Atina bir bakın,
sabah erken kalkan yasa kusuyor lazımlığa.
KYNOPHILOS
Boşuna bağırıyorsun Kynotairos, duymaz onları seni.
Gürültücü Zeus desen karı kız peşinde!
Hem neden çağırırsınki tanrıları, ne oldu?
10
KYNOTAIROS
Perikles’in uşağı, Bdelykynos,
elinde bir tomar papirus,
düşmüş mahkemenin yoluna, Perikles’in emriyle.
Dava açmakmış derdi, yeni bir yasa çıksın diye,
sokaktan toplayıp köpekleri, tıkmakmış derdi bir yere.
15
Sığmayanların da canını almak.
Nerede görülmüş böyle bir yasa!
İş mi şimdi bu, yakışık alır mı Perikles’in yaptığı?
Uygun düşer mi şanına Atina’nın?
KYNOPHILOS
Rüyasında mı görmüş Perikles, kıçı mı açık kalmış?
20
Ne istiyor ki zavallı köpeklerden,
birine bir kötülüğü mü dokunmuş o zavallıların?
KYNOTAIROS
Yok yok! Ne rüya görmüş Perikles,
ne kıçı açık uyumuş, ne de kıçını üşütmüş.
Ama kaptırmış yine de sokaktaki bir köpeğe.
25
Sabah Pnyks’e doğru giderken Perikles,
koca bir ısırık almış köpek,
Perikles’in o sabah osurganı kıçından.
Perikles de yollamış hemen uşağını,
toplansın meclis, yasalar çıkarılsın,
30
ne kadar köpek varsa kentin sokaklarında,
bir bir toplansın hepsi demiş.
Sokaklar güvenli değil, yürüyemiyoruz demiş.
Hem de hiç sağlıklı değil demiş böyle sokakta olmaları.
KYNOPHILOS
Ne sağlıktır o, ne de güvenlik,
35
olsa olsa kıç korkusudur o Perikles’in.
Ama köpekte de ne zevk varmış be Kynotairos!
Bula bula Perikles’ın ağarmış kıçını mı bulmuş!
Aman diyeyim tanrılar, göstermeyin bana,
o kıçı da o kıçın sahibini de.
40
Miletoslu Aspasia’sı görsün onun kıçını,
o Asya’dan getirdiği can yoldaşı.
KYNOTAIROS
Aspasia dedin de aklıma geldi.
Hani hatırlar mısın, mahkemeye vermişlerdi de onu,
Perikles koşa koşa gitmişti onu savunmaya.
45
Keçi denizinde bile o kadar su yoktur,
Perikles keçisinin gözündeki kadar.
Ağlaya ağlaya, yalvar yakar kurtarmıştı onu.
KYNOPHILOS
Hatırlamam mı dostum!
Sevgili eşi de duyunca bunları,
50
pılı pırtı ne varsa toplayıp terk etmişti evi.
Koca adam da gururuna yediremeyip,
ben boşadım onu diye salına salına dolaşmıştı.
KYNOTAIROS
Aspasia’yı sadece mahkemeden mi kurtardı Perikles!
Onun arkadaşları için savaş çıkarmadı mı?
55
Evinden iki yoldaşını yürüttüler diye,
Silah kuşandırmamış mıydı zavallı gençlere,
sürmemiş miydi onları Sparta’ya karşı ölüme?
Ölüleri getirdiklerinde Atina’ya,
cenaze töreni bahanesiyle toplamamış mıydı halkı alana?
60
Söylev vermemiş miydi o süslü cümlelerle,
Aspasia ile kafa kafaya verip hazırladıları?
Ölülerin sırtına basa basa,
göklere çıkarmamış mıydı kendisini?
Atina’nın gençlerini ölüme sürmesine bakmadan,
65
nasıl da yaygara koparıyor şimdi,
işin ucu kendine, kendi canına değdi diye,
altı üstü bir köpek kıçından ısırık aldı diye.
KYNOPHILOS
Doğru söylüyorsun ama yanlışın var yine de!
Gırtlağına kadar batmıştı Perikles.
70
Bir can kurtaran arıyordu döne döne.
Adam yapıştı kene gibi o koltuğa,
başımızda kaç yıldır, gitmez bir türlü.
Nasılsa Laureion’dan geliyor ona paracıklar,
madende ölenlerin sırtına basa basa,
75
oturuyor o arkhon koltuğunda.
Ücrete bağladı ekklesiayı da mahkemeyi de,
döke saça obolları topladı adamlarını oraya.
Cilalayıp parlattı da kendini,
obolları da görünce gözleri kamaştı adamlarının.
80
Tiranlığı yok ettik güya,
bir kişi bir kereden fazla arkhon olamaz dedik güya,
her yıl kendini komutan seçtiriyor.
85
Kendisi Atina’nın tepesinde,
Phidias’ı Akropolis’ten beslerken,
Hetairası da felsefe partileri yapıyor evinde,
sabahlara kadar laf salatası,
ellerinde de şarapların en alası.
90
Bak Sokrates’e, o bilge dediklerine,
o da yaltaklanıp duruyor onlara.
Neymiş, rhetoriği Aspasia’dan öğrenmiş.
Geçen gün yüzüne vurdum Sokrates’in,
karşılaşınca Agora’da, balıkçının yanında.
95
ben bir şey bilmem dedi durdu.
Öyle canım! Sen bir şey bilmezsin bilmediğinden başka.
Bana sorarsan onun tek bildiği,
onların evlerindeki şölenlere konmak,
100
şarapların en iyisini içip, laf salatası yapmak.
Kendi çıkardığı yasayı yine kendi çiğnemedi mi,
o Perikles denen yapışık!
Anası babası yurttaş olmayan yurttaş olmaz dedi,
105
sonra yurttaş olmayan Aspasia’dan olan çocuğunu,
bir çırpıda Atina’nın seçkin yurttaşı yapıverdi.
Neymiş, Sparta savaşıyla bozulan,
o öve öve bitiremediği yurttaşlığı dengelemekmiş!
Demokrasinin geleceği için bu gerekliymiş.
110
Demokrasi dediğin nedir ki!
Zengin olan yurttaş erkeklerin yeni oyuncağı.
Laf cambazı yahu bunların hepsi.
Aspasia’sı ayrı cambaz, Perikles’i ayrı,
Sokrates desen daha başka cambaz.
115
Perikles gibi ahbaplarını besleyen var mı devlet kasasından?
Bak Phidias’a, dayadı sırtını Perikles’e,
cukkalıyor kasada ne varsa!
Akropolis’ten oluk oluk ihale akıyor ona.
KYNOTAIROS
Evet öyle ya Kynophilos,
120
sanki başka heykelci yok koca Atina’da.
Bak, Pygmalion’a, yaptıklarına bak!
Yaptığı heykeller canlanıyor adamın,
salına salına yürüyor Atina sokaklarında.
Tanrılar bile ona hayran,
125
ruh üflüyorlar, can üflüyorlar heykellerine.
Perikles yok tabii arkasında,
kös kös oturmuş atölyesine
130
iç çekiyordu dertli dertli.
“Taştan yonttum, can verdim Galateia’ya,
ama param yok diye terk etti beni” diyor.
KYNOPHILOS
Kim bakar ki bize, iki yoksul Atinalıyız.
Adam şimdi de sokaktaki köpeklere takmış kancayı,
135
sırf sabah sabah kıçından bir ısırık aldı diye.
KYNOTAIROS
Öyle de, köpeklerin yanında olmalıyız yine de,
Perikles’in eline bırakmayalım onları.
Bdelykynos’u pataklayıp alalım elinden papirüsleri
ya da toplayıp bütün yandaşları ve köpekleri,
140
vermeyiz diyelim köpekleri, yedirmeyiz size.
Perikles’ten de Aspasia’dan da,
o cilacıları, laf salatacıları Sokrates’ten de,
daha yakındır bize o köpekler,
145
hem bilmezler kin nedir, kurnazlık nedir.
Bunlar kadar da zarar vermezler kente.
Hem ısırdıysa ne olmuş ki kıçını Perikles’in,
Ama köpek de köpekmiş ha, biliyormuş kimi ısıracağını,
150
kimin dost kimin düşman olduğunu.
Toplayalım herkesi, gidelim mahkemeye,
ısırılmadık yerlerini bırakmayalım onların, sözlerimizle.
KYNOPHILOS
Haber salalım bir de, o köylü Trygaios’a,
tutsun getirsin o koca osurgan böceğini,
155
hani göğe yükselip de onunla,
inatçı Barış’ı getirmişlerdi ya birlikte.
Şimdi de yanımızda dursunlar bizim.
Bu tepemize musallat olmuşlara,
koca taht sanıp oturdukları lazımlığa,
160
boyuna ölüm saçan bu osurganlara,
tam da öyle bir osurgan gerek.
PARODOS
KORYPHAIOS (Koro Başı)
(En önde, fırlar. Tüyleri dökük, tek kulağı kesik, pire torbası bir sokak köpeğidir. Hem bağırır, hem de arka ayağıyla hızlı hızlı kulağının arkasını kaşır)
Hav! Hırr! Toplanın haydi kardeşlerim,
uyanın, haddini bildirin o pervasızın!
165
O Perikles denen soğan kılıklı adamın!
Kat kat soyalım da onu, gösterelim kim varsa,
o kibirli, o kat kat gösterişli halinin altında,
nasıl da ödlek bir yürek taşıdığını.
Haydi toplanın kardeşlerim, çoktan geçti pati zamanı,
170
şimdi diş gösterme, hırlama zamanı. Hırr! Hav! Hav!
STROPHE
Haydi uluyun dostlarım, havlayın,
yayılsın sesimiz Atina sokaklarında.
Haydi kardeşlerim uyanma vakti!
Hey sen kıvrık kuyruk!
175
Yetmedi mi kasabın tezgahının dibinde beklediğin,
hilekarların doluştuğu o pazarda.
Ya sen, Kara Burun, sana ne demeli!
Önüne iki kemik atılır diye az mı kuyruk salladın,
yiyip yiyip bir türlü doymayan o zenginlerin sofrasında.
180
Yetmedi mi bir çobanın peşine takılıp,
dağ tepe dolaştığın, o patilerine acımadan.
Ölümüne kapışmadın mı dağdan inen kurtlarla,
o zenginin malını korumak için!
Bırakın artık kuyruk sallamayı, peşlerinden koşmayı!
185
Ne koyunlarının hayrı var bize,
ne de önümüze atacakları kokuşmuş kemiklerin!
Uyanın artık, kalkın görün!
Tehlike büyük, gelmiş kıçımıza dayanmış.
Bak, nasıl da şaklatıyorlar sırtımızda,
190
adına yasa dedikleri o kırbaçlarını.
Altı üstü bir ısırık uğruna, kellemizi istiyorlar!
Almıyor musunuz kokusunu havanın,
hissetmiyor musunuz dört bir yandaki kokuşmuşluğu?
Ne ceset kokusudur bu, ne de dökülen kan,
195
bu koku, korkudan altına kaçırmış bir arkhonun kokusudur.
(Karşı Dönüş - Köpekler - Koro - Sola Doğru, Kalabalığın Üzerine Yürür)
ANTISTROPHE
ANTISTROPHE
Atinalı da değiliz biz, Spartalı da!
Hele ki köle hiç değiliz!
200
İnsan kalkmış yasa sıvıyor kıçımıza,
sınırlar koyuyor her birimize.
Yasamız doğadır bizim, topraktır, diştir tırnaktır,
dosta bir hav, düşmana iki hırdır yasamız,
takmayız o sınırları, işer, sıvar geçeriz.
205
Bakın şu iki ayaklı nankörlerlere,
bir ısırık aldık o kıçtan diye, bizi yargılayacakmış!
Vah vah! Çok mu acımış Perikles’in kıçı!
O kıç ki oturmuş bütün Atina’nın üzerine, kalkmaz bir türlü.
O kıç ki bunca savaşa neden olmuş, barışı boğmuş.
210
Ne var ne olmuş, şimdi de iki diş izi olsa üzerinde!
Onlar övünmüyor muydu sanki, miğferlerindeki çiziklerle,
şimdi de kıçınızdaki o diş izleriyle övünün.
Hem neye yarar ki bir kıç,
en sağlamından bir ısırık almadıktan sonra!
215
Atina’nın arkhonu Perikles, ey yargıçlar, hazır edin kıçlarınızı,
yana yana geliyoruz koca ısırıklar almaya,
o pelerinlerinizi lime lime edip parçalamaya!
(Koro, dişlerini göstererek kalabalığı köşeye sıkıştırır. Atinalılar çığlık atarak birbirinin arkasına saklanmaya çalışır.)
220
KORYPHAIOS (Koro Başı)
(Doğrudan Bdelykynos'un üzerine yürür, burnunun dibine kadar girer)
Hey sen! Koca göbekli Bdelykynos!
Perikles’in iki obolu için nasıl da koştun hemen!
Nasıl da geçtin en öne, herkesi ite kaka,
o yağlı göbeğini hoplata hoplata!
225
Sen daha kendi kıçını silemiyorsun ki be adam,
doğanın yasasını silmek ne haddine!
(Hırrr diyerek Bdelykynos'un sandaletine bir hamle yapar!)